Site Rengi

DOLAR 8,6580
EURO 10,1795
ALTIN 488,66
BIST 1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Sağanak Yağışlı
İstanbul
26°C
Sağanak Yağışlı
Pts 31°C
Sal 26°C
Çar 25°C
Per 23°C

Teknolojiye direnen meslek: Çömlekçilik

ANADOLU’DA, MİLATTAN ÖNCE 6000’Lİ YILLARDA ORTAYA ÇIKTIĞI BİLİNEN ÇÖMLEKÇİLİĞİN, GÜNÜMÜZE KADAR UZANAN USTALARI ÇIRAK YETİŞTİREMEDİKLERİ İÇİN DERT YANIYOR. TOPRAĞIN İNSAN ELİYLE EMEĞE BÜRÜNEREK ŞEKİLLENDİĞİ BU ZANAAT GEÇMİŞTEN BU YANA YEMEK KABI, ZEYTİNYAĞI SAKLAMA KÜPÜ VE TESTİ GİBİ SAYISIZ TÜRDE ÜRETİLEREK İNSANLIĞIN HİZMETİNE SUNULDU. ŞİMDİLERDE DEKORATİF ESERLERİN DE EKLENMESİYLE POPÜLERLİK KAZANILMAYA ÇALIŞILSA DA YOK OLMAYLA KARŞI KARŞIYA.

02.02.2021
11
A+
A-

Anadolu’da milattan önce 6000’li yıllarda ortaya çıktığı bilinen çömlekçiliğin, günümüze kadar uzanan ustaları çırak yetiştiremedikleri için dert yanıyor.

Toprağın insan eliyle emeğe bürünerek şekillendiği bu zanaat ile geçmişten bu yana yemek kabı, zeytinyağı saklama küpü ve testi gibi sayısız eşya üretilerek insanlığın hizmetine sunuldu. Şimdilerde dekoratif eserlerin de eklenmesiyle popülerlik kazanmaya çalışılsa da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Tarihin en eski meslekleri arasında gösterilen çömlekçiliğin yok olmasından korkan çömlek ustası Tekin Özkalkan, yaşadığı korkuyu “Biz de su testisi gibi kırılıp gideceğiz” sözleriyle ifade ediyor.

Ailesinin 3 nesildir Gaziantep’te, çömlek ustalığı ile geçimini sağladığını belirten 51 yaşındaki çömlek ustası Özkalkan, kendisiyle birlikte çalışan ve 60 yaşını geçen ustalarına bir şey olması durumunda mesleğin bitebileceğini söyledi.

“Plastik kullanımı arttıkça küp işi bitti”

Gaziantep’te, plastik kaplar yokken kentte ilk önce dedesinin bu işi yapmaya başladığını belirten Tekin Özkalkan, “Turşu, salça, yağ ve peynir küpleri üretirdi. Dedemden babam öğrenmiş, babamdan biz öğrendik, plastik çoğalınca küp pek satılmaz oldu. Plastik ucuz diyorlar, kırılmıyor diyorlar ama sağlık yönünü pek düşünmüyorlar. Bizde biraz formatı değiştirerek güveç, sarma taşı ve servis tabağı gibi alanlara döndük. Ekmeğimizi kazanmaya çalışıyoruz hemen hemen 30 senedir bu işi yapıyorum ben. Benden önce dedem, babam yapmış biz de gidebildiğimiz kadar gideceğiz” dedi.

“İnsanların hoşuna gitse de mesleğe rağbet yok”

İnsanların çamurdan çıkan şekilleri sevdiğini ifade eden Özkalkan, “Bu meslek Gaziantep’te ölmesin çünkü bunu burada bizden başka yapan yok çevre illerde de yok o yüzden böyle bir meslek ölmesin diyoruz. Mesleğimiz çok rağbet görmüyor, insanlar seviniyor çamurdan bir şeyler çıkartıyoruz diye ama bunu meslek olarak yapalım diye de görmüyorlar bende sürdürebildiğim kadar sürdüreceğim ondan sonra ilerisi ne olur bilmiyorum” sözleriyle içinde bulundukları durumu anlattı.

“Hz. Adem’den bu yana toprak insanlığın hizmetinde”

Toprağın yemeğe verdiği lezzetin tartışılmaz olduğunu kaydeden Tekin Özkalkan, “Toprak, Adem Aleyhisselam’dan beri var. İnsanlar toprak kaplardan yemek yer, toprağın lezzeti bir başkadır. Fırından çıktıktan sonra yarım saat boyunca kaynaması sürer ve ayrı bir lezzet kadar yemeğe. Oteller, restoranlar buradan gelip tava, güveç alıyorlar müşterilerine sunum yapıyorlar. Bu şekilde yemeğin çok daha lezzetli olduğunu söylüyorlar” ifadelerini kullandı.

“Geçinecek kadar kazanıyoruz, gelişecek kadar değil”

“Gelişim olmadığı için çırak da yetişmiyor” diyen Özkalkan, “Kendimizi geçindirecek kadar kazanıyoruz ama geliştirecek kadar kazanmıyoruz, o yüzden de çırak yetişmiyor, usta yetişmiyor. Yanımdaki ustalarda çocukluktan beri bu işi yapan iki ustam var ikisi de yaşlı ama onlara bir şey olsa meslek biter bırakırız” dedi.

“Küp isteyene ne yapacağını soruyoruz”

Tarihi eser ve define dolandırıcılığı olaylarına ilişkin de tedbirli olduklarını dile getiren Özkalkan, babası ile başından geçen bir olayı anlattı. Kendilerine bir kamyon özel sipariş verilen 3 kulplu küpleri merak etmesi üzerine araştırma yapan Özkalkan, “Manisa plakalı bir kamyonet gelmişti müşteri, bizden amforaya benzer 3 kulplu küp istedi bir kamyon kadar. Bizde dedik ki ‘ne yapacaksın bunu’ oda bize ‘İstanbul’da falan satacağız pazarlamak istiyoruz’ dedi, sonra ürünü verdik. O, esnada ben şoförleri ile konuştum o arada ‘ne yapıyorsunuz bu ürünleri’ diye sordum, şoför ‘abi bunlar Manisa’da köyde toprağa gömüyorlar üstüne de bir traktör zibil döküyorlar, toprak döküyorlar burada 5-6 ay kalıyor sonrasında ise ürün antik bir hava alıyor sonra da onu götürüp İstanbul’da, İzmir’de pazarlıyorlar’ dedi. Bundan sonra ürün vermedim onlara ve daha dikkatli oldum her ürün almak isteyene nerede kullanacağını artık soruyorum” diyerek başından geçenleri anlattı.

“Su testisi su yolunda kırılır”

“Biz de herhalde su testisi gibi kırılacağız” diyen Özkalkan, “Bu meslek bitecek çok uzun vadeli bir şey görmüyorum yani çok ileriyi görerek yaptığımız bir şey de yok, çok fazla kazanıp geliştirecek bir ortamımız da yok, biz de testi gibi kırılıp gideceğiz kendimizi geliştiremediğimiz için” diye konuştu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.